GÖKÇE KILINÇER'İN ADINI NOT EDİN

Tolga AKYILDIZ kullanıcısının resmi

Retro bir hissiyatı sömürmek ve bundan medet umarak müzik yapmanın uzun vadede kimseye faydası olmaz. O davulları o tonda çaldıracaksın, o gitarlar öyle tınlayacak; üstüne bir de vokalin ‘eski’ olacak ama sakil durmayacak… Gökçe Kılınçer’in tüm bu riskleri hesaba kattığı ve bu albümü yapmayı uzun zamandır hayal ettiği çok belli. Görünen; o kadar çok istemiş ki; elektrosu, bası; tüm gitarları; klavyesidir, davulların büyük bölümüdür; albümün sound’unda büyük etkisi olduğunu düşündüğüm Bobina ile birlikte bizzat çalmış Londra’daki stüdyoda. Yani yapımcısına hazır gitmiş bu sound. Bir açıdan ‘Ne kadar amatör bir tavır’ gibi görünebilir. Ama şunu da hesaba katmak lazım: o retro hissi yakalamak, dinleyene geçirmek kolay değildir. Bazen iş başa düşer. Piyasada öne çıkmak için herkesin türlü takla attığı ortamda bunun adı olsa olsa işine saygıdır. Amatörlük varsa o, ruhtadır. Ben hakkını teslim etmek isterim.

Gökçe Kılınçer yapmak istediği şeyi başarmış mı? Kesinlikle. İlgili şarkıların kalbimizde yer eden yorumcuları üzerinden gideyim: Yeliz üzerine ‘Yalan’; Ajda Pekkan üzerine ‘Ne Tadı Var Bu Dünyanın’, Erol Büyükburç üzerine ‘Bir Başka Sevgiliyi’, Dario Moreno üzerine “Her Akşam Votka Rakı ve Şarap”; Belkıs Özener ya da İbrahim Tatlıses üzerine ‘Karakolda Ayna Var’ söylemek zor iş.

Albüm bana en çok şunu düşündürdü: Quentin Tarantino Türk olsaydı; bizim memlekette geçen bir film çekseydi bu yorumlardan fevkalade bir soundtrack albüm olurdu.

Öte yandan; Gökçe Kılınçer; vizyonu olan bir müzisyen; umarım en önemlisinin kayıt altına aldığı şarkılarını hep aynı ruhla; yani gitarın, davulun bu tonuyla canlı çalmak zorunda olduğunu biliyordur. Konser başka bir durum ama bu şarkılar özelinde o retro ruhu yok sayamazsın canlı çalarken.

‘Aşk Beni Bulunca’,  ‘ O Beni Bilmez’ ve ‘Güneşin Kız Kardeşi’ni daha önce tekli olarak dinlemiş beğenmiştik. Yine bestelerden; albüme de adını veren ‘Kalbimde İzi Var’ ve ‘Bilmece’ ayrıca dikkate değer. Tüm bunların ötesinde ve özetle;  ‘Türk Hafif Müziği’ klasiklerini albüm satsın diye değil albüm konseptine uygun şekilde; şarkılara kendinden çok şey katarak yorumlamış ki sırf bu bile başlı başına övgüyü hak ediyor. Klip şarkısı olarak da ‘Yalan’ seçildi.

Sesi, yorumuyla ilgili bir benzetme yapmak gerekirse İsveçli The Cardigans’ın solisti Nina Persson ya da ilk albümünde bizim Göksel ne yapmışsa onu yapmış. Hakkını da vermiş. Görüşümüz yolunun açık olduğu yönünde. ‘Kalbimde İzi Var’ bir tanışma albümüyse bundan sonrası için yeni bestelere yüklenmesi ve tabii iyi şarkılar yazması ise temennimiz. 

Tarih: 
01 Nisan 2016
Tasarım & Geliştirme Tasarım & Geliştirme | magicleaves